ÖĞRENME AÇISINDAN ÖĞRENCİ ÖĞRETMEN İLKİŞKİLERİ -3-
9/12/2008
ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ
Öğrenme kavramlarından birisi de “bilgiyi işleme modeli”ne dayalı olarak etkili öğrenme aşamalarının belirlenmesidir. Bilgiyi işleme modeli incelendiğinde öğrenme birçok içsel sürecin sonucu olarak meydana gelmektedir. Öğrenmenin içsel süreçleri çevredeki uyarıcıları kapsayan dışsal olaylar tarafından etkilenir. Belli hedefe dönük öğrenmeyi desteklemek için dışsal etkinliklerin planlanması sürdürülmesi ve değerlendirilmesine öğretim adı verilmektedir. Öğretim yöneticisi olarak öğretmenin görevi, öğrenme hedefleri doğrultusunda, öğrenme süreçlerine uygun olarak bu dışsal olayları seçme, organize etme, düzenleme ve denetlemedir.
1- Dikkati Çekme
Bu dışsal etkinliğin amacı; öğrencinin uyarıcıyı algılamasını sağlamak için tetikte bulundurmaktır. Dikkat genel olarak ani uyarıcı değişiklikleriyle sağlanabilir. Ortamdaki değişmeler, öğretmenin ses tonundaki değişmeler el çırpma, öğrenciye hitap vs. dikkat çekmede kullanılan bazı uyarıcılardır. Ayrıca dersin başında konuyla ilgili öykü, fıkra anlatma, video kaset izletme teyp dinletme, slayt film, resim, tablo grafik vs. dikkat çekme ve öğretim etkinliğine geçmede kullanılan yol ve araçlardır.
Konunun belli bir bölümüne dikkat çekmek içinse “bu nokta çok önemli” , “resmi dikkatle inceleyin” gibi sözel uyarıcılar, altını çizme, farklı renkli kalemle yazma gibi görsel uyarıcılar da dikkati çekmede sıkça başvurulan yollardır.
2- Öğrenciyi Hedeften Haberdar Etme
Öğrenci öğrenme amacını bilmek ihtiyacındandır. Konuyu öğrendiğinde, neler yapabilecek; nerede, nasıl işine yarayacak gibi sorular kafasında açıklığa kavuştuğunda öğrenmeye istek ve gereksinim duyar. Öğreneceği konuya ilişkin bir beklenti oluşur. Bu beklenti öğrenme çabasını sürdürmesine ve başarılı bir performans göstermesine yardım eder.
Öğrenme ürünleri ile öğrencinin ilgilerini bağdaştırmak, öğrendiklerini kullanabileceği alanlardan ve getireceği faydalardan da bahsetmek gerekir. Öğrenmenin onun için anlamlı hale gelmesini sağlamak gerekir.
3- Ön Öğrenmelerin Hatırlanmasını Sağlama
Yeni öğrenme ile ilgili uyarıcıları vermeden önce, yeni öğrenmeyle ilgili olan önceki öğrenmelerin kısa süreli belleğe (işleyen bellek) geri getirilerek hatırlanması sağlanmalıdır. Önceki öğrenilenler hazır hale getirildikten sonra eski ve yeni öğrenmeler arasında ilişkiler kurulmalıdır.
4- Uyarıcılar Sunma
Dersin bu aşamasında yeni öğrenmelerle ilgili uyarıcılar sunulur. Öğrenilecek ürüne bağlı olarak sunulacak uyarıcılarda farklılık gösterebilir.
Sunulacak uyarıcıların etkili olabilmesi için ayırt edici bir özellik taşıması gerekir. Öğrencinin seçici algısı doğrudan öğrenme konusu üzerine yönlendirmelidir.
5- Öğrenme Rehberi Sağlama
Bu öğretim etkinliği ile öğrencinin bilgiyi anlamlı kodlamasına yardım edilerek uzun süreli belleğine aktarması sağlanır. Öğrenme rehberi; öğrencinin öğrendiklerini depolamasına ve geriye getirmesine yardım eder. Kısaca bu aşama ile öğrenciye kendi kendine öğretme de kullanacağı bilişsel stratejiler sağlanmaktadır. Öğrenme yükü öğretilmektedir.
Öğrenilecek bilgi sözel bilgi ise bu aşamada sağlanacak öğrenme rehberi içeriğin anlamlı hale gelmesini sağlayacak yol ve araçlardır. Eğer kavram ya da kural öğrenilecekse öğrenme rehberi kavramın ya da kuralın kapsadığı alt kavramlar ve kurallar arasındaki ilişkileri gösteren şemalar ve sözel ifadeler olabilir. Genel olarak öğrenme rehberi Konunun organize edilmesinde kullanılan yollar, bilginin diğer bilgilerle ilişkilendirilmesi ve bellek destekleyicileri kapsamaktadır. Diğer bir deyişle öğrenciye anlamlı öğrenmesini sağlamak üzere rehberlik edilmesidir.
Öğrenme rehberi öğrencilerin zeka ve kapasitesine göre değişebilir. Üstün zekalı çocuklara daha kısa ve özel ifade yetebilirken bazı öğrencilere temel noktaların gösterilmesi ve ilişkilerin püf noktalarının gösterilmesi gerekebilir.
Öğrenme rehberi gerek sözel ifadeler gerek grafik şema, resim biçiminde olsun öğrencinin bilgiyi kodlamasını sağlamak daha sonra da uzun süreli bellekten geriye getirmesinde ipucu görevi görmelidir.
6- Performansı Ortaya Çıkarma
Dersin bu aşamasında öğrenmenin gerçekten oluşup oluşmadığından emin olunur. Bu aşamaya kadar kazandırılmak istenen hedefin kapsadığı yeterliliklerin tekrar ya da kodlama yoluyla uzun süreli belleğe gönderildiği düşünülür. Ancak “öğretme”nin gerçekten oluşup oluşmadığı, davranışın öğrenci tarafından gösterilmesi ile anlaşılabilir. Bu nedenle öğrencinin öğrendiklerini göstermesi istenir. Öğrenme türü (sözel – sayısal vs.) ne olursa olsun öğrenci kazandığı davranışı açıkça göstermelidir. Bunun için öğrenciye ya doğrudan soru sorulabilir ya da motor beceri ve tutumlar gibi öğrenme ürünlerinin ortaya çıkarılması için özel nitelikli düzenlemeler yapabilir. Matematikten bir hesabın yapılması, veya beden eğitiminden bir hareketi göstermesi gibi.
7- Dönüt Sağlama
Dönüt; öğrenme sonuçları hakkında verilen bilgidir. Öğrencinin neyi ne kadar öğrendiğini bilmesi gerek öğrenci, gerek öğretmen açısından önemlidir. Öğretim etkinliklerinin bu aşaması öğrenciye öğrendiği davranışın doğruluk ya da yanlışlık derecesi hakkında bilgi verir. Böylece öğrencilerin doğu davranışları pekiştirilmiş, yanlışları ise zaman geçirilmeden düzeltilmesi için bilgi verilmiş olur.
8- Performansı Değerlendirme
Öğrenmenin yansıtıcısı olan performansın ortaya konması açıkça bir yeterliliği gösterir. Ancak performansın gösterilmesinde öğrencinin güven kazanması önemlidir. Bu nedenle öğretmen öğrencinin yeni öğrendiği kuralla ilgili yeterli geçerlik ve güvenlik düzeyinde sınama durumları hazırlayarak ve öğrencinin yeni öğrendiği bilgileri çeşitli durumlarda kullanmasını sağlamalıdır.
9- Kalıcılığı Sağlama ve Transferi Güçlendirme
Hatırlama ve transferi güçlendirme aşaması, çeşitli durum ve örneklerle ek alıştırmalar, uygulamalar yapmayı gerektirir. Öğrencilerin geri getirilmesi ve yeni durumlarda kullanılmasında aralıklarla gözden geçirme etkili olmaktadır.
Öğrenmeden hemen sonra öğrenmeyi güçlendirici birkaç örnek yapılmalıdır. Ayrıca başlangıç öğrenmesini izleyen aynı gün ve hafta içinde ek örnekler yapılarak öğrenilenler gözden geçirilmelidir.
Gözden geçirmelerin kalıcılığı ve transferin güçlendirilebilmesi için yapılacak alıştırma, örnek ve çözülecek problemlerin yeni olması gerekir. Öğrencilerin çeşitli durumlarda kullanması uzun süreli belleğe yerleşmesini sağlar.
Kalıcılığı ve transferi sağlama etkinlikleri işeyen belleğe geri getirme imkanı sağlandığından hatırlamayı kolaylaştırır. Bilginin kalıcılığını arttırır ve sonraki öğrenmeler için gerekli ön öğrenmelerin işleyen belleğe gelmesine yardım ettiğinden öğrenmeler daha kısa sürede gerçekleşir.
ÖĞRETMEN ÖĞRENCİ ETKİLEŞİMİ
Asırlarca öğrenci öğretmen münasebetleri büyük oranda dersle sınırlı kalmış, öğretmen kendisini öğrencinin üzerinde bir otorite görme alışkanlığından kurtulamamıştır. Fakat bu otorite onu öğrencilerden ayıran değil onlara yaklaştıran hususları da ihtiva etmelidir. Öğretmenleri tarafından tenkit edildiğini, yaptıklarının pek azının beğenildiğini gören öğrenciler, öğretmenlerine yaklaşacak yerde uzaklaşmakta, kendilerine yanılmaz insan gözüyle bakan öğretmenlerinden uzak durmaktadırlar. Böylece öğretmen ve öğrenciler arasındaki bağlantılar giderek gevşemektedir. Sadece dersten derse birbirlerini gören öğretmen ve öğrencilerin resmi, çoğu zaman sıkıcı şartlar altında karşılaşmaları, münasebetleri olumsuz yönde etkilemektedir.
Öğretmenin yapması gereken ilk iş öğrencilerin kalbini kazanıp, onları sevmesi ve onlar tarafından sevilmesidir. Bu diyalog kurulduğu taktirde alıcı verici arasındaki kanallar açılmış olacak öğrenme ve eğitme faaliyetleri hem daha verimli hem de sıkıcılıktan kurtulmuş olacaktır.
ÖĞRETMENE DUYULAN HAYRANLIK
Okul, hem öğrenim ve arkadaşlık yeri, hem de öğretmenlerle yeni ve değişik ilişkiler kurulan toplumsal bir ortamdır. İlkokul çocuğu büyük ölçüde edilgin bir öğrenci durumundadır. Oysa ortaokuldan başlayarak gençlerle öğretmenler arasında daha etkin bir iletişim doğar. Ortaokul ve lisede okuyan genç kendisini ayrı bir varlık olarak görmek ve göstermek çabasındadır. Bu bakımdan okul ortamı onun hem etkilendiği, hem de başkalarını etkilediği bir ortamdır. Genç orada bir süre için yatsıdığı ana babasının yerine geçebilecek yetişkin örnekleri olur. Bu büyük oranda öğretmenlerinden olur. Öğretmen bu geçiş döneminde ona model ve dayanak olur. Ana babasıyla kopardığı iletişimi okulda sürdürebilir. Eğer öğretmen de gence değer veriyorsa, genç mutludur. Onun kişiliğinden kendi benliğine olumlu özellikler katar. Bazı gençlerin öğretmenlerine karşı besledikleri hayranlık duygusal bir nitelik alır. Bir genç kız öğretmenine romantik bir sevgiyle bağlanabilir. Genç erkekte aynı duyguları bayan öğretmenine karşı besleyebilir.
Gelişim çağındaki gençler ana babalarını beğenmedikleri gibi öğretmenlerini de güç beğenirler. Çok seçici davranırlar. Duygusal davranırlar. İnsanı tanımaya ve seçmeye başlamışlardır. Hayran olduğu öğretmen dışında öğretmen tanımayabilir. Onları değersiz bulabilir. Değer verilen öğretmen tarafından desteklenmek, ana baba övgüsünden daha değerlidir. Çünkü o kendi başarısıdır. Bu sebeple öğretmenin gelişim çağındaki gençlerle yakından ilgilenip onları teşvik etmesi gençlerin başarı, özgüven ve hayata bağlanmaları açısından çok önemlidir.
YÖNLENDİRME
İyi bir öğretmen öğrencinin doğru seçimler yapmasına ve hatalarına düzeltmesine yardımcı olabilir, genci yönlendirebilir. Öğrenci ve öğretmen arasında ders dışında yakınlaşma, söyleşi ve diyalog yoksa böyle olumlu sonuçlar doğmaz. Öğretmenin bir ders ve not makinesi olduğu durumlarda gençler öğretmene sokulmaz. İletişimin olmadığı bir yerde öğretmen erişilmez ve korkulan bir yaratık olmaktan öteye gidemez.
Özellikle lise yıllarında gençlerin ilgi alanları iyice belirginleşir. Sevdiği dersin öğretmenini öne alır, sevmediği öğretmenin dersine boş verebilir.
Araştırmalar otoriteler öğretmenlerin sınıflarındaki sonuçların ya duygusuz, ilgisiz yada saldırgan olmak eğiliminde olduğu, demokratik ve serbest bir ortamdakilerinse daha geniş bireysel farklılıklar sergilediği ortaya çıkmıştır.
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!